Odam yine dağınık…
‘’Mahremiyetin bağrındadır Salih kullar , ve Salih kulların elindedir Aşkın anahtarı..’’
Vefa, sevgide devamlılık demektir.
Martıların gözlerinden dinledim
İstanbulun boğazı yanmış dün gece
Martı kanadıyla su serpe serpe,
Bugün İstanbul'u ben uyandırdım..
Debelenip duruyordum. İncinmiş bir kalbe, karanlık içinde olduğunu söyleyen bir kalbe bir şeyler söylemeyi, teselli edebilmeyi ne kadar isterdim....
Masamı toplamış, dosyaları yerine koymuştum. Çantama evrakları koydum, okuduğum kitabı özenle yerleştirdim. Geriye çantanın fermuarını çekme kalmıştı. Telefon çaldı. Ahizeyi aldım. Titrek, cılız ve tedirgin bir ses “alo” dedi....
Dışarıda kar...
Ama kuzine içten içe öyle yanıyor ki.
Kuzinenin üzerinde demir maşa...
Kurban; İbrahim olmaya niyetlenmek, İbrahim olabilmektir.
Bilirim…maviyi çok seversin sen…
En çokta denizin mavisini…
Ne zaman canın sıkılsa seni nerede bulacağımı bilirdim hep
...İnsanın sınavı tam burada başlar: umduğunu bulamadığında. Engellenme duygusu bir ateş gibi insanın yüreğine düşer ve insanın duygularını yakabilir. İçimizi bir sıkıntı basar.
Samsun'da yaşayıan ve fakat İstanbul'u yaşamayı sevenl,
Samsun'da Kültürevi isimli mekanlarında gençlerle okumalar yapıp, düşünürken çay içen,
Samsun'da hazırlanıp Ankara'da dağıtımı yapılan Yolcu dergisinin çıktığı günden itibaren okuru bir süredi