Eğitimciler Şehitler Destanı Çanakkale’de Bir Araya Geldi.
Kısa adı İgeder olan İstanbul Gönüllü Eğitimciler Derneği tarafından düzenlenen üç günlük eğitimciler toplantısına Türkiye’nin bir çok şehrinden eğitimciler katıldı.
Eğitimcilerin ortaklaşa belirledikleri gündem maddeleri sırasıyla ele alındı. İGEDER genel başkan yardımcısı İsmail Cihangir derneğin amacının: “Eğitimin kutsal ve milli bir görev olduğu bilincinde olmayı, bilimsel ve profesyonel bir hizmet anlayışını benimsemek, özveri ve diğergamlığın gerekliliğine inanmak, Milli ve manevi değerlere duyarlı olmak, her türlü ayrımcılıktan ve önyargıdan uzak demokratik bir yönetim anlayışına sahip olmak, insanlığın evrensel kazanımlarını dikkate alacak bir anlayışla kurulan derneğin öğretmenler arasında bilgi, birikim, tecrübe paylaşımının sağlanması ve öğretmenlerimizin kendilerini geliştirmeleri için imkan ve ortamların hazırlanması amacıyla bu tür etkinlikler düzenlediklerini söyledi
Program önce tanışma ve herkesin kendi bölgesinde karşılaştığı eğitimin sorunları ve öneriler maddesiyle başladı.
Öğretmenin yetersizliği, Öğretmenin motivasyonsuzluğu dile getirildi.
Öğrencilerin yetersizliği dile getirildi.
Memur-sen Trabzon şube başkanı Mehmet Kazancı modernleşme ve köklerden kopuşun meydana getirdiği yeni durumun dikkate alınarak müfredatta esnek olunması, özel eğitimin teşvik edilmesi, eğitimde hizmet kalitesinin halk tarafından da kontrol edilmesinin gerekliliği paralelinde eğitim çalışmalarının yapılması gerektiğini söyledi.
Söz alan diğer öğretmeler de göçle birlikte parçalanmış aile çocuklarının eğitimi olumsuz etkilediğini, öğrenci-öğretmen ve idareci üçlüsünü harekete geçirecek bir eğitim sisteminin geliştirilmesi gerektiğini, Milli ve manevi değerlere önem verilecek çalışmaların eğitime yansıtılmasının önemli olduğunu, öğretmenlerin kendi temel ve demokratik haklarına sahip çıkması, öğretmen kalitesinin yükseltilmesi için hizmet içi seminerlere ve çalışmalara ağırlık verilmesi bu çalışmaların hem resmi hem de sivil kuruluşlarca yapılmasının gerekliliğini, maneviyata önem veren önemli kişilerin rehberliğinin dikkate alınmasını, öğretmenin örnek bir model insan olması için çalışmalar yapılmasının önemli olduğu, öğretmenin çağını anlayacak ve kendisini geliştirecek gelişmelerden haberdar olmak gerektiği, eğitimin sadece bilgi ve akla değil insan ruhuna da hitap etmesinin önemi olduğu gibi temel sorunlar dile getirildi.
Daha sora sırasıyla Çanakkale savaşlarının yaşandığı yerler Çanakkale konusunda uzman olan Nihat Topuz rehberliğinde gündüz ve gece gezildi.
İkinci gün eğitimciler kendi aralarında branşlarına göre toplanarak önerilerini kağıda döktüler. Aynı gün akşam namazının sargı yerinde akşam nazmının kılınmasından sonra Prof. Dr Ethem Cebecioğlu gece karanlığında şehit mezarları arasında etkileyici bir konuşma yaptı.
Prof. Dr Ethem Cebecioğlu ‘Türkiye’nin kültürel genetiği Mevlana ve Çanakkale’dir. ‘Çanakkale ve Mevlana’yı anlamak Türkiye’yi anlamaktır. Her iki yer Anadolu’yu ifade etmektedir. Mevlana ile Çanakkale’de şehit olanların ortak hedefi Allah’a ulaşmaktır. Anadolu’ya önce mana askerleri girmişlerdir. Bu insanların bütün hedefi Allah’a yönelmektir. Mevlana tek kalmak pahasına Allah’a dayanarak Moğol ordusuna karşı Konya’da kalmayı tercih etmiştir. Okçular saldırmasına rağmen Mevlana’ya bir zarar veremediler. Sonunda ordunun komutanı Mevlana’ya teslim olur. Tasavvuf erbabının en çok yetiştiği yer Konya-Karaman bölgesi olmuştur. Dünya İslam’ı Yunus Emre, Mevlana, İbni Arabi sayesinde öğrenmiştir. Mevlana’yı ziyaret etmek için önce annesinin mezarını ziyaret etmek gerekir. Bizler mezarlıklardan yararlanmayı bilmiyoruz. Mezarlıkları şehirlerin dışına çıkarmakla yanlış yapmaktayız. İbni Arabi mezarlarda yatmaya başlayınca ruhaniyeti keşfetmeye başladığını, ölülerden dersler aldığını söyler. Teheccüt namazına kalkanın evi aydınlık olur.
İnsan namaza uyumlu yaratılmış bir varlıktır. Secde ederek hayvan olmaktan kutuluyoruz. Mezarlıkları ziyaret ederken güzel elbiselerimizi giymeli kuran okumalı, dünya kelamı değil hayır konuşmalıyız. Türkiye’de tasavvufu anlayacak insan sayısı çok çok azdır. Mevlana kendisini anlayacak adam hasretiyle öldüğünü söyler.’ dedi.
Üçüncü gün önce İgeder Genel Başkan yardımcısı İsmail Cihangir başkanlığında yapılan çalışmalardan verim elde edilmesi için İGEDER’in neler yaptığı ve yapmayı düşündüğünü eğitimci İGEDER Genel Sekreteri Resul Arıcı anlattı. Daha sonra ise ortak akıl toplantısı çerçevesinde iki konuşma yapıldı. Eğitimci yazar Mahmut Balcı ‘Farklı düşünmeyi düşünmek’ konusunu ele aldı.
Düşünmenin anlamı ve önemine değinen Mahmut Balcı hem İslam dininde düşünmeyi vurgulayan ayet ve hadislerin olduğunu hem de pedagojide düşünmeyi doğal görmenin gerekliliğine dair yaklaşımlar olduğunu söyledi. Tek tip düşünme beraberinde üretememeyi, tefrikayı yani bölünmüşlüğü, güvensizliği, iletişimsizliği, grup taassubunun öne çıkmasını, mezhep taassubunun öne çıkmasını, başkasını yok sayma hastalığının yaygınlaşmasını, kötü temsilin öne çıkmasını, marjinal bazı yeni dini ve siyasi hareketlerin ortaya çıkmasını doğuracağını söyledi. Mahmut Balcı Tutuculuğu, tek tip düşünmeyi bozmak için neler yapmak gerektiği konusunda ise şunları söyledi: ‘İmamı Azam Ebu Hanife gibi bir konuda çok sağlam delilimiz olsa bile ‘ben elimdeki delillere göre böyle düşünüyorum ancak yine de her şeyin en doğrusunu Allah bilir’ demeliyiz. Farklı düşünmenin doğallığını, gerekliliğini ve gerekliliğini kabullenmeli. Eğitimci olarak birleştirici bir tavır sahibi olmayı öğretmek, başkalarıyla birlikte yaşamayı bilmek, tahammül ve sabır sahibi olmayı bilmek, büyük düşünmeyi, kuşatıcı düşünmeyi bilmek zorundayız.’
Eğitimci ve yazar Hasan Köse ise eğitimde okumanın önemine değindi. Hasan Köse Osmanlı gerilemesinin nedenlerinden biri de eğitimde yaşanan zayıflamanın olduğunu belirterek öğretmenlerin öğrencilerin ve toplumun ülkenin kalkınması için çok yönlü ve derinlikli bir okuma kültürüne sahip olması gerektiğini söyledi.
Sonuç bildirgesinin ilgili birimlere ulaştırılacağını dile getiren İGEDER Genel Sekreteri Resul Arıcı eğitimle ilgili önerisi olanların İGEDER’e yazılı ya da internet üzerinden görüşlerini iletmelerini, bu konuda işin takipçisi olacaklarını söyledi.
Programa katılan öğretmenler dönüş yolunda da değerlendirmeler yaptı. Öğretmenler bu seminer vesilesiyle hem ziyaret hem de yenileşme, maneviyatın ve tarihin önemi, hizmet etme duygusu, ziyafet, sabır, paylaşma, dayanışma, ortak hareket etme, farklı bakma, tahammül, her zaman okuma, empati ve Çanakkale ruhu gibi kavramlarla daha yakından tanıştıklarını ifade ederek emeği geçenlere teşekkür ettiler.
Bazı öğretmenler; Konuşulan güzel şeyleri kendi bölgelerinde de uygulamaya çalışacaklarını, bir öğretmen öğrenciyi olumsuz etkileyen pek çok şeyin olduğunu farkettiğini, bir coğrafya öğretmeninin Çanakkale’yi görmeden derse girdiği için öğrencileri adına çok üzüldüğünü belirtmesi, bir başka öğretmenin hayatı şimdi daha iyi tanıdım, demesi ve ortak görüş olarak toplantı yeri için Çanakkale’nin seçilmesinin özel bir anlam taşıdığının dile getirilmesi toplantının verimli geçtiğini ifade etmektedir.
Notlar: Rıza Garcan www. igeder.org.tr