Künye   |  Bize Ulaşın   |  Giriş Sayfam Yap   |  Sık Kullanılanlara Ekle

Rahmetli Murat Amca (video)

Rahmetli Murat Amca (video)

Merhum İhramcızade İsmail Hakkı Toprak efendinin sağlığında en yakınında bulunan zatlardan birisi olan rahmetli Murat amcanın videosu (İnternette ilk)

15 Ocak 2010 13:12
font boyutu küçülsün büyüsün


Sivas'ta bir derviş: Murat Amca

İnsanın öğretmenini sevmesi, hocasına değer vermesi, mürşidinin kadr-i kıymetini bilmesi ne güzel bir ahde vefa örneğidir. Hocası anıldığı zaman rengi değişerek titremeye başlayan, büyük bir özlem ve hüzün ile gözleri dolan derviş gönüllü insanlar her dönemde olmuştur. Abdulhakim Arvasi hazretleri ile anılan Necip Fazıl ve Abdulaziz Bekine hazretleri ile anılan Nurettin Topçu aklımıza gelen ilk isimlerdir.

En yakın akrabaların kıymetinin bilinmediği, dost ve ahbapların unutulduğu, öz anne ve babanın huzur evlerine terk edilerek bayramdan bayrama ziyaret edildiği böyle bir dönemde, derviş gönüllü insanlardan öğreneceğimiz çok şeyler olsa gerektir. Derviş meşrepli insanların en güzel vasıflarından bir tanesi vefa ehli kimseler olmalarıdır.  Hayatlarında merhameti önceleyen bir anlayışı benimseyen derviş gönüllü insanlar, huzur ve saadet ikliminin insanlarıdır. Bu yazıda sağlığındayken hizmetini gördüğü mürşidi vefat ettikten sonra, titreyen elleriyle onun mezarını yıkamak sureti ile ona olan hizmetini sürdüren vefa ehli ihtiyar bir dervişten bahsedeceğiz. Umulur ki ismini hiçbir yerden okumadığımız ve meşhur olmayan bu dervişi okurken gönüllerimiz onun hoşluğuna biraz olsun yaklaşır…

Şöhret sahibi bir devlet adamından veya ünlü bir şahsiyetten değil de bir dervişten bahsetmemiz boşuna değildir. Maddeye esir olan ve “sevgi” duygusundan uzak kalan bir toplumda, bize rahmet esintilerini koklatacak olan derviş gönülleri tanımaya olan ihtiyacımız ortadadır.  Belki biz bu taş gibi katı merhametsiz halimizle onlarla “haldaş” olamayız amma hiç olmazsa onları sever de belki “yoldaş” olabiliriz. Ki bu bizim dünya ve ahiretteki kârımızdır.

Elindeki köpüklü büyük süngerle, sık sık o türbedeki mezarın beyaz mermerlerini parlatıncaya kadar temizleyen ve zaman zaman bidonlarla bunun için su taşırken görülen seksen küsur yaşlarındaki bu vefakâr ihtiyar Sivaslı Murat Amca’dır.

İhramcızade İsmail Hakkı Toprak Hazretleri’nin hayattaki bağlılarından olan Murat Amca çok sevdiği mürşidinin vefatından sonra da ona olan bağlılığını hiçbir zaman yitirmeyen ve onun bir muhibbisi olarak yaşayan birisidir. Kıymeti sonradan anlaşılsa da İhramcızade Hazretleri bu sevgiye gerçekten de fazlasıyla layık bir mürşid-i kâmildir. Bunu bir dönem komşusu olan Medine Şimşek ismindeki bir teyzemiz şöyle ifade eder: “Biz onun komşusuyduk ama ona bu kadar yakınken bile ne kadar da uzakmışız meğer” (Yine Altıncı Şehir kitabının Sivaslı yazarı Ahmet Turan Alkan da İhramcızade’ye olan özlemine kitabında hasret kokan ifadelerle anlatır.) Bu ve benzeri örneklerden anlaşıldığı üzere İhramcızade İsmail Efendi’nin karşı konulmaz etkisi, kalpleri metafizik gerilime açık olan birçok insanı çepeçevre kuşatmıştır. Fakat bu insanların içerisinde Murat Amca’nın yeri bambaşkadır. Çünkü onda etkileşimin dozu son derece fazladır. Peki ya bir İhramcızade sevdalısı olan ve her haliyle bunu belli eden Murat Amca’yı nasıl tanıyabiliriz?

Ulu Camii’nde sabah namazının sünnetini kıldıktan sonra boynunuzu büküp farzın kılınmasını beklerken, birisi sessizce yanınıza yaklaşıyor ve ellerinize esans sürüyorsa bilin ki o sevimli ihtiyar Murat Amca’dır. Onu uzun uzun tarif etmeye gerek yok. Murat Amca beyaz tenli, parlak beyaz saçlı, kısa boylu,, zayıf, zarif, nur yüzlü bir garip kuldur işte... O bir takım manevi özelliklerinin yanı sıra, fiziki yapısı, eda ve hareketleri ile de, 1969 yılında vefat eden ve şu an Ulu Camii’nin bahçesinde medfun bulunan “İhramcızade Garibullah” olarak da bilinen “İsmail Hakkı Toprak” hazretlerine çok benzemektedir. Onu görenler bu benzerliğin farkında olduklarını ifade ederler. Bu hali teknik ifade ile “fena fiş şeyh” halinin bir uzantısı olarak değerlendirmek veya “rabıta” olgusu ile açıklamak da mümkündür. Profesör Edhem Cebecioğlu “benzeşim”in temelindeki “rabıta” olgusunu şöyle anlatır: “İlk yola çıkış durumundaki dönemlerde, müridin mürşidinin halini elde edebilmek için onu çok sevmesi lazımdır ki buna ‘rabıta’ denir. Gayesi Şeyh’te bulunan manevi bir takım özelliklerin (Muhabbetullah, sabr, tevekkül, rıza,) müridin ruhuna intikal etmesidir. Sevgi olmazsa bu geçişim olmaz, mümkün değildir. Zira üzüm üzüme baka baka kararacaktır. Bakmazsa kararmaz.” (Hacı Bayram Veli, Ankara, 1994, s. 79)  İşte Murat Amca da mürşidini çok severek böylesi bir hale ulaşmış hal ehli bir zattır.

İhvanlar ve bilhassa gençler tarafından çok sevilen Murat Amca, elini öpmek için gelenlere esans ikram eder ve bu esnada onlara, sol ele sürülen esansın sağ işaret parmağı ile alınıp sırasıyla sağ ve sol kaşlara salavat getirilerek sürülmesin tavsiye eder. Böylece Peygamber’imizi hatırladığımızı ve onun ruhunu bu vesile ile şad etmiş olduğumuzu söyler. Kendisine aşırı ihtiram gösterilmesinden hoşlanmayan ve kendisini Allah’ın en aciz kulu olarak gören Murat Amca, bazen elini öpen gençlerin hemen ardından, o da onların elini öperek bir tevazu örneği sergiler. Camiye cemaate gelen gençleri “Bu gençler var ya, bunlar melek, melek!” diyerek namaza ve ibadete teşvik eden Murat Amca, bir gün kendisini ziyaret gelen Mustafa Şimşek adlı bir talebenin, kendisinden dua talep etmesi üzerine ona plastik bir cismi işaret ederek şöyle öğüt verir: “Duaları Allah-u Zül Celal mutlaka kabul eder. Sen şu demiri iyice nar gibi kırmızı oluncaya kadar kızgın ateşte ısıtırsan, iyice bir yakarsan, bak şu plastiğin üstüne bastırdığın zaman ‘coooosss!” diye içine girer. Sen de hele bir farzlarını, nafilelerini güzelce eda et, samimiyetle Cenab-ı Allah’ı zikre devam et, geceleri teheccüde kalkıp yalvar yakar, gündüzleri orucunu tut, hasılı kelam şu kalbini o demir gibi iyice bir yak da gör bakalım duaların nasıl kabul oluyormuş.”

Yine kendisini ziyaret eden nişanlısından ayrılmış ve bu ayrılmanın sebebini sihir veya büyü olduğunu zanneden sıkıntılı bir gence henüz daha halini dinlemeden şöyle demiştir: “Allah çalışanları sever, çalışmak çok güzel bir şeydir. Sevdiği için, çalışanlara hep verir. Şurada bir tane gariban bir adam var, tanımam etmem, parasız pulsuz fakir birisi… Benden sebze arabasını istedi, “üstünde bir şeyler satacağım, çalışacağım” dedi. Ben de “madem çalışacaksın al götür” dedim. Allah da öyle işte, çalışacağım dersen sana verir.” Bu konuşmadan sonra “ben dersimi” aldım diyen genç adam sorunun büyü veya sihir olmadığını, asıl sorunun “işsizliği” olduğunu anlar.

Sivaslı kuyumcu Ahmet Nalbant, bir gün İhramcızade Hazretleri’nin türbesinin önünde oturmaktayken, orta büyüklükteki siyah sevimli bir köpeğin, tıpkı ziyarete gelen insanlar gibi türbenin kapısının önüne gelerek hiç kıpırdamadan beş dakika kadar bekleyip gittiğine şahit olmuştur. Kuyumcu Ahmet, o makama saygı duyarak orada dua eder gibi bekleyen köpeğin bir müddet sonra Murat Amca’nın oturduğu, caminin bahçesindeki odanın önüne gittiğini ve kapının önünden Murat Amca’nın ayakkabısının birini alarak bahçeye bıraktığını söyler. O esnada oradan geçen birisi ayakkabıyı alarak Murat Amca’ya geri götürür.

Bu olaya şahit olan Kuyumcu Ahmet, o anda “Bu köpeği bu türbeye çeken şey neydi acaba, aklım almıyor? Beni ne çekiyorsa onu da o çekiyordur herhalde. Şakacı köpek dikkat çekerek Murat Amca’nın teveccühünü mü arıyordu acaba?” diye içinden geçirdiğini anlatır.

Kuyumcu Ahmet Nalbant, bir keresinde Murat Amca’yı ziyarete gittiğini ve Murat Amca’nın kendisine ağlamaklı bir şekilde şunları söylediğini nakleder: “Aha geldim gidiyorum ben. Sana getireceğim bir amelim de yok, boynum bükük Allah’ım. Yarın huzur-u mahşerde ne yaparım?” Bu sözlerden sonra “Nazar ber kadem; yani göz ayakta olacak. Bu kaide bizde çok önemlidir” diye hatırlatmalarda bulunduğunu ekler. Hasılı kelam Sivas’ın Murat Amca’sı İhramcızade’nin sağlığında onun en yakın yardımcılarından birisiydi. Kendisi “Biz onun çavuşuyduk” diyerek bunu ifade eder. Yüce Allah’tan şu sıralar hasta olan Murat Amca’ya uzun ve hayırlı ömürler nasip etmesini diliyoruz. Yazan: Aydın Başar

(Rahmetli Murat amcanın görüntüleri için youtube "sivaslı murat amca" yazın ya da bu linke girin)

http://www.vtunnel.com/index.php/1010110A/dc53e5e9b0e2031f9d28559ae0eb2d45eb2f5f8cc1523d3ac91e9a938dc89123e03607ee71fe0db215084

http://www.vtunnel.com/index.php/1010110A/dc53e5e9b0e2031f9d28559ae0eb2d45eb2f5f8cc1523d3ac91e9a938dc89123e03607ee71fe0db215084

 








Bu haber 362 defa okundu.

yorumlayorum ekle


Yorumlar


  henüz yorum yok








Anket

Sitemizin bir forumunun olmasına ne dersiniz?

  • Evet
  • Hayır



   [ sonuçlar için tıklayın ]

haberler